FETÖ'dan Açığa Alınan Öğretmenler Soruşturma İstiyor

Gülen örgütü soruşturmasından sonra kapatılan özel eğitim kurumlarındaki yaklaşık 28 bin öğretmenin çalışma izni iptal edildi. Kapatılan okullar arasında velilerin 'Atatürkçü' olarak bildiği okullar da bulunuyor. Bu okulların öğretmenlerinin de soruşturma sonunda mesleğe devam edip edemeyecekleri belli olacak. Bekleyen öğretmenler, bir an önce soruşturmanın tamamlanıp yeniden görevlerinin başına dönmeyi umut ediyorlar.

Fethullah Gülen örgütüyle bağlantısı olduğu gerekçesiyle 1061 özel okul kapatıldı. Bu okullarda çalışan 27 bin 424 öğretmenin çalışma izni iptal edildi. 33 binin üzerindeki devlet okulu öğretmeni de Gülen örgütüyle ‘bir şekilde’ bağlantılı olduğu gerekçesiyle ‘tedbiren’ görevden uzaklaştırıldı.
Öğretmenlerin mesleğe geri dönebilmeleri için haklarındaki soruşturmaların tamamlanması gerekiyor. Haklarında verilmiş henüz bir hüküm yok. Kanun hükmünde kararname ile haklarında nihai karar, oluşturulan komisyonca verilecek.
“Resmen kandırıldık” 
Ankara’daki Anafartalar Koleji de Gülen örgütüyle bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Okulun Çankaya ve Çayyolu’ndaki okullarının da kapısına kilit vuruldu. Okulun kapatılan diğer birçok okuldan farkı, velilerin Atatürkçü bir okul olduğunu düşünüyor olmalarıydı. Sahibi Hakan Çiçek'in ise darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü'nde olduğu ortaya çıkmıştı. Bu okullarda öğretmenlik yapan tüm öğretmenler soruşturmaya dahil edildi. Örgütle bağlantılı olup olmadıkları tespit edilene kadar beklemek zorundalar.
B.S., o öğtermenlerden biri. Kimliğini vermek istemiyor. En son maaşını Temmuz ayında aldı. O da Haziran maaşıydı. Soruşturma tamamlanana kadar da herhangi bir okula geçiş yapması imkânsız:
“5 sene çalıştım. Mezun olur olmaz Anafartalar Koleji’nde işe başladım. Beni, bu okula yönlendiren üniversitedeki hocamdı. Kendisi Atatürkçü bir hocaydı. Üstelik bana ‘Kötü bir başlangıç yapmanı istemem, orada başlaman senin adına iyi olur’ demişti. Okulun kapatıldığını öğrenince şoka girdim. Okulun sahibini beş senede bir kez gördüm. Başka hiç görmedim. Bir öğretmen olarak, kimlerle irtibat halinde olduğunu bilmemin imkânı yok. Hele okul sahibinin darbe girişiminin olduğu gece Akıncı Üssü’nde yakalanması haberlerini görünce ‘Resmen kandırıldık’ dedim. Rezalet. 5 yıldır nerede çalıştım ben, üzüntü içerisindeyim.”

Öğretmenlerin hizmet çizelgelerinde hizmet süresi, son görev yeri, ayrıldığı tarih ve şekli yer alıyor.
B.S’nin tek beklentisi soruşturmanın bir an önce tamamlanması.
“Öğretmenlik benim hayâlimdi. Lisede kafama koymuştum. Başka bir branş da istemiyordum. Haklı haksız ayrımının yapılmasını bekliyoruz, bu süreçte. Lütfen kurunun yanında yaş yanmasın. İnanıyoruz ki, haklılığımız ortaya çıkacak. Bizim düştüğümüz durum ortaya çıkacak. Haklı bir çabamız, hayâllerimiz var bizim. Haksız yere bizim günahımızı almasınlar.”
“Bu yaftalamayı asla kabul etmeyeceğim”
Açık ismini vermek istemeyen B.C de İstanbul’daki Cumhuriyet Koleji’nde öğretmendi. Meslekte 9 yılı geride bıraktı. Bu okulda henüz ilk yılını doldurmadı. Onun Cumhuriyet Koleji ile tanışması iş bulma siteleri üzerinden olmuş.
“İyi okullarda çalıştım. Oralar çok yoğundu. Burası hem sakin hem de evime yakındı. O nedenle internet sitesindeki ilânı değerlendirmeye karar verdim. Kapatıldıktan sonra MEB’tekiler de ‘Nasıl anlamadınız?’ diye sordular. Atatürkçü biz çizgideydi. En azından biz öyle biliyorduk. Benim okul sahibiyle maddi tek bağlantım, maaşımdı. Maaşım ayın 10’unda yatmış mı; tam yatmış mı? Bundan ibaretti. Hakkımız yene yene bitti. Nasıl böyle bir saçmalığın içine girdim, anlam veremiyorum. Manevi anlamda bu yaftalamayı asla kabul etmeyeceğim. Bu nasıl kandırılmadır. Devletten de şikâyetçiyim.”

Cumhuriyet Koleji'nin Maslak'taki kampüsü de kapatıldı.
“Bizi unutmasınlar”
 B.C şu anda soruşturmanın daha derin noktalarının devam ettiğini ama öğretmenlerin de düşünülmesi gerektiğini söylüyor.
“Biliyorum, devlet şu anda çok meşgûl. Tek derdimiz, bir an önce bizimle de ilgili dosyalar açılsın. İncelemeler başlasın. Bizim aklanmamız ne zaman olacak? Biz ne zaman iş bulacağız? Şu anda babamın maaş kartıyla geçinmeye çalışıyorum. Kredi borcum var. Bu süreç bizim bireysel aklanma dönemimiz. Ama şunu da belirtmek lâzım. Bundan sonra benim iş bulmam çok zor. Çünkü şu anda ‘Hizmet Çizelgesi’ nde benim adımın karşısında kırmızı harflerle ‘ En son çalıştığı okul, KHK ile kapatılmıştır.’ yazıyor. İş bulmak bundan böyle deveyi hendekten atlatmakla eşanlamlı.”
“İlgililer cezalandırılsın”
İsmini vermek istemeyen bir diğer öğretmen de İstanbul’daki Sirus Koleji’nden. Sirus da bu süreçte kapatıldı:
“15 Temmuz darbe girişimi sonrası Atatürkçü kimliği adı altında gizli olarak ortaya çıkan ve bunun neticesinde kapatılan özel bir eğitim kurumunun öğretmeniyim. İlk çıkan listede okulumuzun adını göremedigim gibi çevremden ‘Sizin okulla ilgili bir durum var mı?’ gibi sorulara alaycı bir tavırla gülerek ‘Hayır tabii ki! Bizim okulumuz gayet modern ve Atatürkçü’dür" gibi yanıtlar veriyordum. Daha sonrasında bir meslektaşımın telefon aracılığıyla çalıştığım kurumun kapatıldığını öğrendiğim. Ben bu durumun şaşkınlığını hâlâ yaşıyor muyum? Evet hâlâ yaşıyorum. Eğer benim ya da bizlerin sezinlemediği, fark etmediği bu durum gerçekse herkes gibi ben de ilgili kişilerin cezalandırılmasını isterim.”

Y.T’nin okulla yollarının keşismesi, tavsiye üzerine gerçekleşti. Ona göre okulun referansı Atatürk ilke ve inkılâplarina bağlı bir eğitim kurumu olması.
“Ben ve benim gibi mağdur olan öğretmenlerin tek temennisi durdurulmuş olan lisanslarımızın geri verilmesidir. Kendi adıma söylemeliyim ki lisansımı geri alma konusunda hiçbir şüphe duymamaktayım fakat umarım bu durum bizler açısından bir an önce açıklığa kavuşur ve öğretmenler olarak şu an için tek beklentimiz bu sürecin hızlandırılması. 2016-2017 eğitim öğretim yılı için kendimize çalışacak bir kurum edinemeyeceğimiz gayet açık. Yani bu önümüzdeki 1 yıl öğretmenlik yapamayacağımız anlamına geliyor. Beni tedirgin eden diğer bir husus ise aklanmamızın gerçekleşmesi sonunda mesleğimizi gerçekleştirmek adına özel eğitim kurumlarına başvuracağız; başvuru neticesinde kurumların bize olan yaklaşımlarının ne yönde olacağı konusudur. Umarım bizde oluşan bu yara bir an önce geçer ve izi kalmaz.”
“Temiz olanlar...”
MEB Müsteşarı Yusuf Tekin’in 18 Ağustos'ta NTV'de yaptığı açıklama önemli. Tekin, soruşturma sonrası temiz olduğu tespit edilenlerin görevlerine iade edileceklerini açıkladı.

''Açığa alınan öğretmenlerin bir kısmı ihraç edilecek. KHK ile ihraç edilen personel ilân edilecek. Soruşturması devam eden personelden temiz olduğu tespit edilenler de görevlerine iade edilecekler.”
Tekin, il ve ilçe emri yapmayacaklarını, norm fazlası öğretmenlerin Gülen okullarından MEB'e geçen okullarda görev alabileceğini açıkladı. 
KAYNAK: EL CEZİRE
Tepkiler:

Yorum Gönder

SON HABERLER

[MANŞET][slider1]

MKRdezign

y

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget